EN GÜZEL YAŞ KAYISI YARIŞMASI

Malatya, dünyanın en iyi, en lezzetli, en verimli ve en sağlıklı kayısısını üreten kayısının başkentidir. Kayısı, şehir ekonomisinin lokomotifidir. Bu bağlamda kayısının gündemde kalması, tanıtımı ve dünya pazarlarına açılması önemle üzerinde durulması gereken bir husustur.

Malatya’da her yıl Malatya Valiliği ve Malatya Büyükşehir Belediyesi tarafından Kültür A.Ş organizasyonuyla geleneksel hale dönüşen “En İyi Yaş Kayısı” yarışması yapılmaktadır.

“En İyi Yaş Kayısı” yarışması Kaba aşı ve Hacıhaliloğlu kategorileri olmak üzere iki kategoride 12 ilçeden çiftçi kayıt sisteminde kayıtlı kayısı üreticilerinin katıldığı yarışma renkli gösterilere sahne olmaktadır.

Vitamin Deposu

Kayısı, barındırdığı A, B, C, E vitaminleri ile yüksek besin değerine sahip, aynı zamanda demir, kalsiyum, fosfor, magnezyum ve lif deposudur. Kayısı, sağlıklı ağız ve dişlerden parlak bir cilde kadar tüm vücut için yararlı bir besindir…

Yaş ve kuru olarak tüketilebilen kayısı, sindirimi kolaylaştırmanın yanında tokluk hissi de sağlayarak kilo kontrolüne yardımcı oluyor. Kabızlığın bir numaralı düşmanı olan kaysı, antioksidan özelliği ile de bedeni sağlıklı tutarak hastalıklardan korumaktadır.

Bin Derde Deva

Kayısının içeriğinde antioksidan etkiye sahip “karotenoid” bulunmaktadır. Sarı, turuncu ve kırmızı renkleri barındıran karotenoidlerden olan beta-karoten, kayısıda bol miktarda bulunur. A vitaminin ön maddesidir ve ihtiyaç duyulduğunda vücut tarafından A vitaminine dönüştürülerek kullanılır. Vücutta, A vitaminine dönüşebilen birçok karotenoid arasından, dönüşüm oranı en fazla olanı beta-karotendir. Yağda çözünebilen A vitamini; görme, üreme ve sağlıklı bir cilt ile bağışıklık sisteminin korunması açısından önemlidir.

Kayısı yüksek potasyum içeriği sayesinde kalp koruyucu etkiye sahiptir. Kalp atış hızının düzenlenmesine yardımcı olur. İçeriğindeki potasyum kalp kaslarını besler.

Tansiyonu dengeler ve kan basıncının normal düzeylerde seyretmesini sağlar.

İçerdiği kalsiyum, fosfor gibi mineraller kemik sağlığı açısından önemlidir.

Ağız ve diş sağlığı için yararlı bir meyvedir. Bağışıklık sistemini güçlendirir, diş eti sorunlarının oluşmasını engeller ve ağız içi yaraların iyileşmesine yardımcı olur.

Bol miktarda demir içeren kayısı, kansızlığa karşı koruyucu etkiye sahiptir.

Hamileler, büyüme ve gelişme çağındaki çocuklar için yararlı bir meyve olan kayısının taze olanında C vitamini bulunmaktadır.

Kuru Kayısının “Gün Kurusu” Olanı Tüketilmeli

Yaz aylarında tazesi tüketilebilen kayısının yıl boyunca kurusu da uygun ortamlarda saklanabilmektedir. Ancak kuru kayısının rengini korumak için kullanılan kükürt dioksit astım hastalarında alerji riskini artırmaktadır. Bu sebeple sülfür içermeyen, doğal yollardan kurutulan, işlem görmemiş, koyu renkli “gün kurusu” denilen kayısı tüketilmesi istenen sonucu oluşturur. Kuru kayısının glisemik indeksi yüksek olduğundan tüketim miktarı sınırlandırılmalıdır.

Kayısı, taze ve kuru olarak ara öğünde rahatlıkla tüketilebilir. Süt ve yoğurda karıştırılarak veya badem, ceviz gibi kuruyemişlerle birlikte yenilebilir. Kayısı kurutularak, konserve yapılarak, reçel ve marmelat şeklinde ya da dondurularak daha sonra da tüketilebilir.

Anti Kanserojen İlaç

Dünya farkında değil, ama kayısı çekirdeği ciddi bir anti kanserojen ilaç hükmündedir. Kayısı çekirdeği tüketiminin yoğun olduğu bölgelerde kanser oluşumunun çok az olduğu görülmüştür. Kayısının acı çekirdeğinde doğal olarak bulunan ‘amigdalin’ adlı madde yendikten sonra siyanüre dönüşerek zehirlenmeye yol açabilir. Bu nedenle yetişkinler ve özellikle çocuklar tarafından dikkatli tüketilmelidir. Böbrek yetmezliği olan hastaların da kayısı tüketirken dikkatli olması gerekir.